Célébration de la Fête nationale à Izmir, mercredi 15 juillet 2015

Célébration de la Fête nationale à Izmir, mercredi 15 juillet 2015.

Discours de la Consule générale :

Mesdames et Messieurs les représentants des autorités de la République de Turquie

Chers amis turcs et français

Sayın Türkiye Cumhuriyeti yetkili merciilerinin temsilcileri Hanımefendiler,

Beyefendiler,

Değerli Türk ve Fransız Dostlar,

C’est avec plaisir que notre consule honoraire Zeliha Toprak et moi-même vous accueillons aujourd’hui pour nôtre fête nationale.

Fahri Konsolosumuz Zeliha Toprak ve şahsım, bugün sizleri ulusal bayramımız için büyük bir zevkle ağırlıyoruz.

J’ai dit lundi à Istanbul à l’Ambassadeur combien son mandat aura compté : il est l’Ambassadeur qui aura vécu peut-être le plus intensément ce que j’appelle le « je t’aime » et le « moi non plus » de notre vieux couple franco-turc. Il aura à la fois orienté et mis en œuvre la « normalisation » puis la relance de cette relation franco-turque désormais replacée dans une dynamique positive.

Pazartesi Büyükelçiye, görev süresinin ne denli önem taşıdığını söyledim : kendisi bizim eski fransız-türk çiftimizin benim « ne seninle » ne de « sensiz » diye adlandırdığım şeyi belki de en yoğun bir şekilde yaşamış olan Büyükelçidir. Ayrıcada « normalleşmeyi » ; daha sonra da, olumlu bir hareketliliğin içine yeniden yerleştirilen bu Fransız-Türk ilişkilerinin canlanmasını hem yönlendirmiş hem de uygulamaya koymuştur.

Que de chemin parcouru en peu de temps, pour nous tous ici, Turcs et Français qui avons cru par bon et mauvais temps à la relation franco-turque.

İyi ve kötü zamanlarda Fransız-Türk ilişkisine inanmış olarak bizler, Türkler ve Fransızlar, hepimiz için, kısa sürede katedilen bunca yol.

Je voudrais vous dire devant nos amis la fierté qui est la mienne d’incarner avec les services de l’Etat, à Istanbul, Izmir, Bursa, dans la « Turquie qui regarde la mer » une France qui change, plus diverse, moderne et dynamique qu’on ne le pense parfois.

Dostlarımızın huzurlarında sizlere, Istanbul’da, Izmir’de Bursa’da, « denize bakan Türkiye’de » Fransız Devletine bağlı birimlerle, bazen düşündüğümüzden daha dinamik ve çağdaş, daha çeşitli, değişen bir Fransa’yı temsil etmekte ne denli kıvanç duyduğumu belirtmek istiyorum.

Une France qui s’adresse à l’ensemble de la société turque, sans exclusive, accueille ici au Palais de France une « Nuit du ramadan » comme vendredi soir, avec un iftar suivi d’une rencontre musicale entre des musiciens turcs et notre jazzman André Manoukian, reçu hier à Ankara, une France qui comme ses partenaires et alliés assume ses convictions sur les droits de l’homme et des femmes.

Une France qui saisit les opportunités de coopération avec nos partenaires turcs, dans tous les domaines politique, économique, et culturel.

Tıpkı cuma akşamı olduğu gibi, dışlama olmaksızın, türk toplumunun tümüne hitap eden bir Fransa : Fransa Sarayı’nda, bir iftar ile bir « Ramazan Gecesi »ni ağırlayan akabinde de türk müzisyenler ile dün Ankara’da ağırlanan caz sanatçımız André Manoukian arasında bir müzikal buluşmayı gerçekleştiren, ortakları ve müttefikleri gibi insan hakları ve kadın hakları konusunda inanışlarını yüklenen bir Fransa .

Türk iş ortaklarımızla tüm siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda işbirliği olanaklarını yakalayan bir Fransa.

Je voudrais remercier Zeliha Hanım pour son efficacité au service de nos intérêts ici.je voudrais également remercier chaleureusement Lucien Arkas pour son soutien constant. Cette fête doit beaucoup de sa réussite à sa générosité ainsi que CREA KOZMETIK –ULUDAG - ISTANBUL EXPRES- DURANCE- MON JARDIN-BEYLERBEYI RAKI.

Buradaki çıkarlarımız hizmetindeki etkinliği için Zeliha Hanıma teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca Lucien Arkas’a da daimi destekleri için içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Bu kutlamanın başarısı kendisinin cömertliğine çok şey borçludur. Aynı zamanda da CREA KOZMETIK –ULUDAG - ISTANBUL EXPRES- DURANCE- MON JARDIN-BEYLERBEYI RAKI’ya teşekkür ediyorum.

Je voudrais enfin remercier la très active directrice de l’institut, Mme Emmanuelle Houles et saluer l’arrivée de la nouvelle Directrice Mme Caroline David.
Son olarak da Kültür Merkezinin son derece aktif Müdürü Bayan Emmanuelle Houles’e ve yeni Müdür bayan Caroline David’in gelişini selamlamak istiyorum.
Je dis donc avec confiance : Vive la Turquie Vive la France Vive l’amitié franco-turque.

Dolayısıyla, rahatlıkla söyleyebilirim ki : Yaşasın Türkiye Yaşasın Fransa Yaşasın Türk-Fransız dostluğu./.

publié le 22/07/2015

haut de la page