Cérémonie de remise des insignes d’Officier de l’Ordre national du Mérite à Mme Zeynep NECİPOĞLU

Discours prononcé par la Consule générale à l’occasion de la cérémonie de remise des insignes d’Officier de l’Ordre national du Mérite à Mme Zeynep NECİPOĞLU.

15 avril 2014

JPEG

Sayın Zeynep NECİPOĞLU Hanımefendiye
« Officier de l’Ordre National du Mérite » Nişanı
Taltif töreni onuruna
15 Nisan 2014 Salı

Madame la Présidente, Chère Zeynep,
Hanımefendi Sayın Başkan, Sevgili Zeynep,
Mesdames, Messieurs, Chers Amis
Hanımefendiler, Beyefendiler, Değerli Dostlar,

Avant de commencer cette cérémonie je voudrais vous lire un message de Monsieur l’Ambassadeur,
« Chère Zeynep,
Je suis profondément désolé de ne pas pouvoir officier personnellement à cette cérémonie qui rend hommage à votre contribution à l’amitié franco-turque.
Le destin a voulu que le Président de la République, M. Abdullah Gül, reçoive pratiquement au même moment, la délégation du groupe d’amitié parlementaire France-Turquie. « Kısmet ».
Je suis néanmoins de tout cœur avec vous ».
Bu törene başlamadan önce, Sayın Büyükelçi’nin mesajını sizlere okumak istiyorum :
« Sevgili Zeynep,
Fransız-Türk dostluğuna sunmuş olduğunuz katkılarınıza bir saygı ifadesi olan bu törene şahsen katılamıyor olmaktan dolayı çok üzgünüm.
Kaderin bir cilvesi olarak, Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül, Fransa-Türkiye Parlamentolar arası dostluk grubu heyetini tam da törenle aynı gün ve saatte kabul ediyor. « Kısmet ».
Ancak, kalbim sizlerle ».

Je suis particulièrement heureuse de vous accueillir aujourd’hui dans ce Palais, pour rendre hommage à une grande dame, Mme Zeynep NECİPOĞLU.
Önemli bir Hanımefendi, Sayın Zeynep NECİPOĞLU onuruna, sizleri bugün Fransız Sarayı’nda ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Chère Zeynep, conformément à la tradition, permettez-moi tout d’abord de rappeler en quelques mots votre parcours :
Sevgili Zeynep, geleneğe uygun olarak, şahsi ve mesleki yolculuğunuzdan birkaç kelimeyle söz etmek istiyorum :

Vous êtes née à Bruxelles, capitale de l’Europe, ville dans laquelle vous avez longtemps vécu avant de poursuivre votre scolarité en France puis au sein de la prestigieuse l’Université de Boğaziçi.
Öğrencilik hayatınıza başladığınız Fransa’ya gidene kadar uzun yıllar yaşadığınız, Avrupa’nın başkenti Brüksel’de doğdunuz ve ardından ünlü Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenim hayatınıza devam ettiniz.

Vous débutez votre carrière dans le monde de la communication en 1982 au sein de Capitoline groupe. En 1997, vous fondez votre propre agence, Elan, à laquelle s’associera, en 2001, Altavia. Vous êtes depuis lors Directrice générale d’Altavia Turquie.
İletişim alanındaki kariyerinize 1982 (bin dokuz yüz seksen iki) yılında, Capitoline Groupe’ta başladınız. 1997 (bin dokuz yüz doksan yedi) yılında, kendi şirketiniz olan ve 2001 (iki bin bir) yılında Altavia ile birleşen Elan’ı kurdunuz. O günden bugüne, Altavia Türkiye’nin Genel Müdüresisiniz.

Figure incontournable dans le milieu de la « com’ » en Turquie, vous êtes membre des plus importantes associations du secteur : Fondation de la publicité, association des publicitaires de Turquie, association internationale des publicitaires…
Türkiye’deki iletişim camiasının vazgeçilmez ismi olarak, alanınızla ilgili en önemli derneklerin üyesisiniz : Reklamcılık Vakfı, Reklamcılar Derneği, Uluslararası Reklamcılık Derneği…

En parallèle de votre histoire avec Altavia, vous intégrez la Chambre de Commerce Française en Turquie, d’abord comme administratrice puis comme vice-présidente et, enfin, en qualité de Présidente en décembre 2011.
Altavia ile olan yaşam hikayenize paralel olarak, önce yönetici, ardından başkan yardımcısı ve son olarak da Aralık 2011’de (iki bin on bir de) başkanlık makamına seçilerek, Türk-Fransız Ticaret Derneği’nin bir parçası oluyorsunuz.

Chère Zeynep, cette brève présentation résume toutefois mal l’engagement qui fut le vôtre pour le développement de la relation franco-turque.
Sevgili Zeynep, bu kısa sunum, Fransız-Türk dostluğunun gelişimi için ortaya koymuş olduğunuz adanmışlığınızı yeterince anlatmak için yeterli değil.

Tout d’abord, engagement pour la visibilité des marques françaises en Turquie puisqu’avec Altavia, vous avez contribué à faire connaître de grands noms français tels que Carrefour ou Groupama. Vous avez su élaborer la stratégie de communication de ces marques, dans le respect de leurs valeurs et en adéquation avec les spécificités du marché turc.
Bu adanmışlık, öncelikle, şirketiniz Altavia ile, Carrefour veya Groupama gibi ünlü Fransız markaların Türkiye’de tanınmasına sunduğunuz katkılardan dolayı, Fransız markaların görünür kılınması adına sergilediğiniz adanmışlıktır. Bu markaların iletişim stratejilerini, Türkiye pazarının kendine has özelliklerine uygun düşecek şekilde ve markaların kendi değrelerine de saygı göstererek geliştirmeyi başardınız.

Ensuite, dans le cadre de vos fonctions de Présidente de la Chambre de commerce française en Turquie. Et c’est peu dire que vous avez dû entrer rapidement dans le vif du sujet puisque vous avez pris les rênes de la Chambre au plus fort des tensions que chacun connaît.
Ve ardından, Türk-Fransız Ticaret Derneği Başkanlığı görevinizle bu adanmışlığınız sürdü. Derneğin dizginlerini, hepimizin bildiği gibi yüksek gerilimlerin olduğu bir dönemde ele almış olmanız nedeniyle vakit kaybetmeden, doğrudan konunun özüne gitmek zorunda kaldığınızı düşünürsek, bu sözler yetersiz kalır.

Durant cette période délicate, vous avez été un relais infatigable pour plaider, à Paris (au Sénat et à l’Assemblée Nationale), comme à Ankara, la cause des femmes et des hommes d’affaires français et turcs.
Bu hassas dönemde, Paris’te (Senato ve Ulusal Meclis’te) olduğu kadar Ankara’da da, Fransız ve Türk iş kadınları ve adamlarının haklarının yorulmaz savunucusu oldunuz.

Et c’est, je crois, le devoir accompli que vous avez passé la main, il y a quelques semaines, après un mandat bien rempli et dans un contexte apaisé.
Ve öyle sanıyorum ki, dolu dolu geçen bir görev süresi neticesinde ve sakinleşmiş bir bağlam içerisinde, görevini başarıyla yerine getirmiş biri olarak, bayrağı birkaç hafta önce devrettiniz.

Présidente de crise à vos débuts, vous avez achevé, en effet, votre présidence avec la visite du Président de la République française en Turquie, visite ô combien symbolique et porteuse d’espoirs pour la relation franco-turque.
Kriz döneminde görevi devralan bir Başkan olarak, Fransa-Türkiye ilişkilerinde çok büyük sembolik ve ümit vadedici değere sahip bir ziyaret olarak tarihe geçen Sayın Fransa Cumhurbaşkanı’nın Türkiye ziyareti ile görev sürenizi noktaladınız.

Sous votre direction, la Chambre a poursuivi son travail de soutien et d’animation de la communauté d’affaires franco-turque. Sous votre mandat, la Chambre s’est dotée de nouveaux bureaux, a diversifié ses activités pour être au plus près des besoins des nouveaux arrivants sur le marché turc.
Başkanlığınız altında, Dernek, Fransız-Türk iş camiasını destekleyici ve canlandırıcı çalışmalarını sürdürdü. Görev süreniz içerisinde, Dernek, yeni çalışma ofisleri açıp, Türkiye pazarına yeni giren şirketlerin ihtiyaçlarına en yakın karşılığı verebilmek adına farklı alanlarda çalıştı.

Certains ne le savent peut-être pas mais vous avez été la première femme Présidente de la Chambre, cette vénérable institution de près de 130 ans qui rassemble et crée du lien parmi ses 420 membres.
Belki bazıları bilmeyebilir, ama siz, bir araya getirdiği 420 (dört yüz yirmi) üyesi arasında bağlar inşa eden, 130 (yüz otuz) yıla yaklaşan geçmişiyle saygıdeğer bir kurum olan Derneğin ilk kadın Başkanı oldunuz.

Je suis fière de décorer celle par qui le changement est arrivé, vous qui êtes, Chère Zeynep, membre de l’Union des femmes de Turquie et membre du comité des entrepreneures de la TOBB. La cause des femmes vous est chère et, comme souvent en Turquie, c’est par l’exemple que vous faites la preuve de votre engagement.
Söz konusu değişimi beraberinde getiren kişiyi taltif etmekten gurur duyuyorum. Türk Kadınlar Birliği’nin ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nun bir üyesi olarak, sizin olmanız hiç de tesadüfi olmasa gerek Sevgili Zeynep. Kadınların davası, sizin için her zaman büyük önem arz ediyor ve Türkiye’de sıkça görüldüğü üzere, konuya adanmışlığınızı bizzat ortaya koyduğunuz örnek kişiliğinizle kanıtlıyorsunuz.

Dans ce tumulte que sont parfois les affaires et les relations diplomatiques, je sais que votre famille, votre mari Ömer, vos deux enfants et vos deux petits-enfants et bientôt le troisième, un petit Omer inşallah ont été un défi permanent.
İşlerden ve diplomatik ilişkilerden doğan tüm bu kargaşa içerisinde, ailenizin, eşiniz Ömer Bey, iki çocuğunuz ve iki torununuz ve de yakında inşallah doğacak üçüncü torununuz küçük Omer’in daimi hedefiniz olduklarını biliyorum.
Chère Zeynep, devant vos amis ici rassemblés, je veux vous remercier pour votre contribution au développement de la relation franco-turque. Votre parcours de femme, de femme d’affaires, vous a placée sur la route de la France pour notre plus grande chance. Notre route commune continue et nous continuerons de compter sur vous pour la cause des femmes notamment.
Sevgili Zeynep, burada bir araya gelen dostlarınızın huzurunda, Fransa-Türkiye ilişkilerinin gelişmesine sunmuş olduğunuz katkılardan ötürü size teşşekür etmek istiyorum. Bir kadın, bir iş kadını olarak ortaya koyduğunuz hayat yolculuğunuz, ne mutlu bize ki, sizi Fransa yollarına çıkardı. Ortak yolculuğumuz devam etmekte ve biz size güvenmeye devam edeceğiz özellikle de kadınların davası konusunda.

Mme Zeynep NECİPOĞLU nous vous remettons les insignes d’Officier dans l’Ordre national du Mérite./.
Sayın Zeynep NECİPOĞLU, sizi « Officier de l’Ordre National du Mérite » nişanı ile taltif ediyoruz./.

publié le 25/11/2014

haut de la page