Cérémonie de remise des insignes d’Officier dans l’Ordre national de la Légion d’Honneur à M. Zülfü LİVANELİ

JPEG Allocution de l’Ambassadeur lors de la cérémonie de remise des insignes d’Officier dans l’Ordre national de la Légion d’Honneur à M. Zülfü LİVANELİ :

Allocution
De Son Excellence Monsieur Laurent BILI,
Ambassadeur de France en Turquie
Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi,
Ekselansları Sayın Laurent BILI’nin,

A l’occasion de
la remise des insignes d’Officier
dans l’Ordre national de la Légion d’Honneur
à M. Zülfü LİVANELİ

Sayın Zülfü LİVANELİ’ye
« Officier dans l’Ordre National de la Légion d’Honneur » Nişanı Tevdi töreni münasebetiyle yapacağı konuşma

jeudi 3 juillet 2014 à 19 h
Istanbul, Palais de France
Fransız Sarayı, İstanbul,

03 Temmuz 2014 Perşembe, saat 19.00
Mesdames et Messieurs,
Hanımefendiler, Beyefendiler,

C’est un immense honneur pour moi de vous accueillir ce soir au Palais de France, afin de rendre hommage à un artiste d’exception, à un citoyen engagé, mais aussi à un grand ami de la culture française, Monsieur Zülfü Livaneli.

Müstesna bir sanatçı, bir dava insanı, aynı zamanda Fransız kültürünün büyük bir dostuna, Sayın Zülfü Livaneli’ye, hürmetlerimizi sunmak amacıyla, sizleri bu akşam Fransız Sarayı’nda ağırlamaktan çok büyük bir onur duyuyorum.

Cher Zülfü Livaneli,
Sevgili Zülfü Livaneli,

Conformément à la tradition, je vais tenter de rappeler brièvement votre parcours. Je dis tenter car peut-on être bref, pour évoquer une vie aussi riche.
Gelenek olduğu üzere, kısaca özgeçmişinizi hatırlatmaya çalışacağım. Çalışacağım diyorum zira bu kadar zengin bir hayatı birkaç kelimeye sığdırmak ne mümkün.

Vous êtes né à Ilgın dans la province de Konya, mais vos racines familiales viennent plutôt de la mer noire et de la magnifique région d’Artvin et Yusufeli.
Konya’nın Ilgın ilçesinde dünyaya geldiniz ancak ailevi kökleriniz daha ziyade Karadeniz’in muhteşem bir bölgesi olan, Artvin’in Yusufeli ilçesine dayanır.

Très tôt vous avez été attiré par la musique. Et après avoir été diplômé du TED kolej, vous continuerez vos études de musique au prestigieux Conservatoire de Fairfax en Virginie.
Çok erken yaşlarda müziğe ilgi duymaya başladınız. TED Koleji’nden mezun olduktan sonra, yüksek öğreniminize, müzik alanında en saygın kurumlardan biri olan Virjinya Fairfax Konservatuarı’nda devam ettiniz.

Vous êtes d’abord connu pour votre musique contemporaine, mais vous avez été aussi très tôt un citoyen engagé au service de la paix et de la démocratie. En raison de vos opinions politiques, vous avez été emprisonné à plusieurs reprises après le coup d’Etat de 1971, avant de prendre le chemin de l’exil en 1972.
Önceleri icra ettiğiniz çağdaş müzikle tanınsanız da, çok geçmeden, kendisini barış ve demokrasi uğruna adamış bir dava insanı olarak ün kazandınız. Keza, siyasi fikirlerinizden ötürü, 1971 askeri darbesinden sonra birkaç defa cezaevine girdiniz. Ta ki 1972 yılında, sürgün hayatın yolunu tutana dek.

Après un court séjour, rue du Commandant Mouchotte à Paris, vous vous installerez à Stockholm et en Suède qui ont une place particulière dans votre vie. Vous habiterez aussi Athènes et New York. Durant ces années, vous rencontrerez et collaborerez avec des artistes et des intellectuels tels qu’Elia Kazan, Jack Lang, qui aurait aimé être parmi nous ce soir, Arthur Miller, James Baldwin, et Peter Ustinov. Vous êtes revenu en Turquie en 1984.
Paris’te Commandant Mouchotte Sokağı’nda kısa süre ikamet ettikten sonra, hayatınızda asıl özel bir yer tutacak olan İsveç’e, Stockholm’e yerleştiniz. Atina ve New York’da da yaşadınız. Yurtdışında geçirdiğiniz süre zarfında, Elia Kazan, bugün aramızda bulunamamaktan üzüntü duyan Jack Lang, Arthur Miller, James Baldwin ve Peter Ustinov gibi sanatçı ve aydınlarla tanışıp, birlikte çalıştınız. 1984 yılında Türkiye’ye döndünüz.

Mais revenons à la musique, on dit de vous que vous êtes un Bob Dylan turc. Vous avez composé plus de 300 chansons, une rhapsodie enregistrée par le London Symphony Orchestra et même un ballet. Vos compositions ont été interprétées par des artistes de renommée internationale tels que Joan Baez ou Maria Farantouri. Votre collaboration avec le chanteur Mikis Theodorakis a été un exemple pour tous ceux qui défendent les valeurs humanistes de paix et de réconciliation.
Müzik hayatınıza tekrar dönücek olursak, sizden Türkiye’nin Bob Dylan’ı olarak bahsediliyor. 300’den fazla şarkı yazıp bestelediniz, bunun yanı sıra, London Symphony Orchestra’sı tarafından kaydedilen bir rapsodi, hatta bir bale bile bestelediniz. Besteleriniz, Joan Baez veya Maria Farantouri gibi uluslararası şöhrete sahip sanatçılar tarafından yorumlandı. Sanatçı Mikis Theodorakis ile işbirliğiniz, barış ve barışmaya değgin hümanist değerleri savunan bütün insanlara bir örnek teşkil etmiştir.

Vos activités culturelles, ainsi que vos contributions pour la paix, ont d’ailleurs été reconnues par l’UNESCO et, depuis 1995, vous êtes un de ses Ambassadeurs de bonne volonté.
Nitekim, kültür alanındaki çalışmalarınızın yanı sıra, barış adına yaptığınız katkılar UNESCO tarafından tanınmıştır ve, 1995 yılından bu yana, kuruluşun iyi niyet elçisi görevini deruhte etmektesiniz [iyi niyet elçilerinden birisiniz].

Au total, vous avez enregistré plus de trente albums. Témoignage de votre affection pour la culture française, vous avez adapté et mis en musique des poèmes d’Aragon, de Paul Valery, ou de Paul Eluard, dont le fameux « ey özgürlük ».
Toplamda otuzdan fazla albüme imza attınız. Fransız kültürüne olan sevginizin, bağlılığınızın bir ifadesi olarak, Aragon’un, Paul Valery’nin hatta Paul Eluard’ın meşhur « ey özgürlük » gibi şiirlerini müziğe uyarladınız.

En 2010, vous nous avez également fait l’amitié de participer à la saison de la Turquie en France en vous produisant à Paris et Metz devant un public franco-turc enthousiaste.
2010 yılında, Fransa’da Türkiye Mevsimi’ne katılma teveccühünü göstererek, bu çerçevede Paris ve Metz’de Fransız ve Türk hayranlarınızdan oluşan coşkulu bir kalabalığa konser verdiniz.

Si je peux me permettre une note personnelle, quand j’ai quitté la Turquie en 1999, dans mon exil bruxellois, j’écoutais avec nostalgie en boucle l’album « zor yillar » et la chanson « Mektup ». Ce « bir aci gurbet » résonnait dans ma tête, alors que ma famille était encore à Ankara pour quelques mois.
Izninizle burada küçük bir parantez açarak şahsi bir anıma yer vermek istiyorum. 1999 yılında, Türkiye’deki ilk görevimin sonunda, ülkenizden ayrılıp Brüksel’e atandığımda, buradaki deyim yerindeyse sürgün hayatımda, « zor yıllar » albümünü ve « Mektup » adlı şarkıyı tekrar tekrar başa sarıp dinleyerek, burada geçirdiğim yılları özlemle yad ediyordum. Ailemin birkaç aylığına daha Ankara’da kalması gerekmişti ve o şarkının içinde yer alan « Bir acı gurbet » sözleri o zamanlar zihnimde durmaksızın çınlıyordu.

Vous avez composé aussi une trentaine de musiques de film dont la musique du film "Yol", de l’immense Yılmaz Güney, Palme d’or au festival de Cannes en 1982, et la musique du film "Le Troupeau" réalisé par Yılmaz Güney et Zeki Ökten.
1982 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazanan dev sanatçı Yılmaz Güney’in « Yol » adlı eserinin, yine Yılmaz Güney-Zeki Öktem ortak yapımı « Sürü » adlı film de dahil olmak üzere, otuz kadar filmin müziğinde de imzanız bulunuyor.

Parmi vos nombreux concerts, je rappellerai celui de 1997 à Ankara, où avec 500 000 spectateurs vous avez placé haut la barre du plus grand concert jamais donné en Turquie. Je rappellerai aussi le premier concert de U2 à Istanbul, en 2010, où vous avez chanté avec Bono une autre de vos chansons culte « Yiğidim aslanım burda yatıyor".
Sayısız konserleriniz arasında, ben, 1997 yılında Ankara’da vermiş olduğunuz ve sizi dinlemeye gelen 500 000’den fazla izleyiciyle, izleyici sayısı bakımından çıtayı çok yukarılara çıkardığınız Türkiye’de verilen en büyük konseri, özellikle hatırlatmak isterim. 2010 yılında, kült şarkılarınızdan bir diğeri « Yiğidim aslanım burda yatıyor »’u Bono ile birlikte seslendirdiğiniz U2’nun İstanbul’da vermiş olduğu ilk konserini de anımsatmak isterim.

Votre œuvre musicale a été distinguée à de nombreuses reprises en Turquie et à l’étranger, notamment en Grèce, en Italie, en Allemagne et au Pays-Bas.
Müzikal yapıtlarınız, Türkiye’de olduğu kadar başta Yunanistan, İtalya, Almanya ve Hollanda’da olmak üzere yurtdışında da, birçok kez ödüle layık görülmüştür.

Vous êtes célèbre pour votre musique, mais également pour vos talents d’écrivain. Votre premier recueil de nouvelles, « Arafat’ta bir çocuk / Un enfant à Arafat », a été publié en 1978 puis adapté par les télévisions suédoise et allemande.
Müziğinizle olduğu kadar yazarlık vasıflarınızla da haklı bir şöhrete sahipsiniz. « Arafat’ta bir çocuk » adlı ilk kısa öykü seçkiniz 1978 yılında yayımlandı ve daha sonra İsveç ve Alman televziyonları tarafından televziyona uyarlandı.
Dans vos romans vous abordez avec beaucoup de nuances et finesse les problématiques sociales et historiques les plus douloureuses. Je pense en particulier à « Une saison de solitude », à « Sérénade » et à « Délivrance », romans que j’ai lus avec un très grand bonheur à mon retour en Turquie.
Romanlarınızda, en acı verici sosyal ve tarihi sorunları dahi büyük bir incelik, nüans ve ustalıkla işliyorsunuz. Aklıma özellikle, Türkiye’ye bu ikinci görevim münasebetiyle yeniden döndüğümde çok büyük bir haz alarak okuduğum « Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm », « Serenad » ve « Mutluluk » adlı romanlarınız geliyor.

Vos romans ont été traduits en 37 langues, notamment en français ou vous êtes publié par la célèbre maison Gallimard. Vous avez remporté de nombreux prix littéraires turcs et internationaux. Certains de vos romans ont été adaptés au cinéma, au théâtre ou encore à l’opéra. La très belle adaptation au cinéma de votre roman « Mutluluk / Délivrance », que je viens juste de prêter à notre Consul Générale, a été l’un des films turcs les plus acclamés.
Romanlarınız, Fransızcanın da aralarında bulunduğu 37 dile çevrilmiştir. Fransa’da, eserleriniz, ünlü yayınevi Gallimard tarafından neşrediliyor. Yapıtlarınız, Türkiye ve yurtdışında, edebiyat alanında çok sayıda ödüle layık görüldü. Romanlarınızın bazıları beyaz perdeye, tiyatroya, hatta operaya uyarlandı. Az evvel Başkonsolosumuza ödünç verdiğim, aynı adlı romanınızın sinemaya çok güzel bir uyarlaması olan « Mutluluk », en çok alkışlanan Türk filmlerinden biridir.
Vous avez aussi réalisé quatre longs métrages : Yer Demir Gök Bakır (Terre de Fer, Ciel de cuivre) adapté du roman de Yachar Kemal, Sis, Shahmaran et Veda. « Terre de Fer, Ciel de cuivre » a été projeté dans la section « Un Certain Regard » au Festival de Cannes en 1987 et Sis a obtenu plusieurs prix, dont l’Antigone d’Or au festival de Montpellier.
Bununla birlikte, Yaşar Kemal’in aynı adlı romanından uyarlanan « Yer Demir Gök Bakır » ; « Sis », « Şahmaran » ve « Veda » olmak üzere dört adet uzun metrajlı film yönettiniz. « Yer Demir Gök Bakır » adlı yapım, 1987 yılında Cannes Film Festivali’nde « Özgün bir Bakış » dalında gösterildi. « Sis » adlı film ise, Montpellier Festivali’nde Altın Antigone dahil olmak üzere, birçok ödüle layık görüldü.

Cher Zülfü,
Sevgili Zülfü,

Citoyen engagé, vous avez voulu mettre vos engagements au sein de la Grande assemblée Nationale de Turquie de 2002 à 2007, d’abord au sein du CHP, puis de manière indépendante. Vous avez notamment milité pour davantage de liberté d’expression. Un engagement que vous poursuivez notamment à travers vos chroniques du journal « Vatan ».
Bir dava insanı olarak, 2002-2007 yılları arasında, çalışmalarınızı, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde, önce CHP’de daha sonra ise bağımsız olarak yürüttünüz. Özellikle ifade özgürlüğünün daha da genişlemesi yönünde mücadele ettiniz. Bugün bu çalışmalarınızı « Vatan » gazetesinde yer alan köşe yazılarınızla da devam ettiriyorsunuz.

Après cette expérience parlementaire, parfois éprouvante, vous avez cependant décidé de vous consacrer entièrement à votre art, dont nous avons eu hier soir encore une illustration brillante et émouvante, avec la présentation en avant-première mondiale, dans le cadre du festival international de Jazz organisé par la Fondation IKSV, d’une nouvelle œuvre basée sur la poésie de Rumi.
Zaman zaman çok yorucu olan bu Meclis deneyiminizin ardından, kendinizi bütünüyle sanatınıza adamaya karar verdiniz. Bu bağlamda, Rumi’nin bir şiirinden uyarlanan yeni eserinizin çok başarılı ve heyecan verici gösterimini, dün akşam, dünya prömiyerinin tanıtıldığı IKSV tarafından düzenlenen Uluslararası Caz Festivali çerçevesinde izleme fırsatı bulduk.

Cher Zülfü Livaneli
Sevgili Zülfü Livaneli

Pour votre carrière exceptionnelle, pour votre amitié pour la France et sa culture, pour votre engagement en faveur de la paix, des libertés et des Droits de l’Homme, nous vous remettons les insignes d’Officier dans l’Ordre National de la Légion d’Honneur./.
Olağanüstü kariyeriniz, Fransa ve kültürüyle olan dostluğunuz, barış, özgürlükler ve İnsan Hakları adına verdiğiniz mücadele için, sizi « Officier dans l’Ordre National de la Légion d’Honneur » nişanı [Légion d’honneur nişanı Officier mertebesi ile] ile taltif ediyoruz./.

publié le 04/07/2014

haut de la page