Fransa Sarayı’nda “gelenekselleşen” iftar daveti, 13 Haziran 2017 [fr]

Fransa Sarayı’nda “gelenekselleşen” iftar daveti

Fransa Sarayı’nda, bu yıl, dördüncüsü düzenlenen “İftar daveti”, Fransa Istanbul Başkonsolosu, Bertrand Buchwalter ve eşi Sülün Buchwalter’in ev sahipliğinde gerçekleşti.

Fransa Başkonsolosu Bertrand BUCHWALTER, iftar yemeğinin gelenek haline gelmesinden duyduğu memnuniyeti, yaptığı Türkçe, Fransızca ve İngilizce konuşmasında : “Sizleri bu kutsal ayda, bu iftar vesilesiyle Fransa Sarayı’nın bahçesinde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyorum” sözleriyle ifade etti.

Yemeğe, siyasi partilerden temsilciler, dini liderler, İstanbul ilçe Belediye Başkanları, yabancı temsilciler, gazeteciler, iş ve sanat dünyasının önde gelen isimleri katıldılar.
Başkonsolos, konuşmasında, İslam dininin, Fransa’daki ikinci din olduğuna dikkat çekti. Fransa ile Türkiye arasındaki ilişkilerin uzun bir geçmişe, yakınlığa ve saygıya dayandığını ifade eden Başkonsolos, sarayın bahçesinde heykeli bulunan, Fransız ordusundan ayrılıp Osmanlı ordusuna katılan Bonneval Paşa’nın (Türkçe ismiyle Humbaracı Ahmed Paşa) hikâyesine değindi.

Başkonsolos Buchwalter, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü : “Fransa laik bir ülkedir. Ancak laiklik zaman zaman yanlış anlaşılmakta, bazen de bir dışlama unsuru olarak istismar edilmektedir. Bu yanlış bir yorumlamadır. Laiklik, dinlere aykırı değildir; aksine, farklı dini anlayışların veya bunların yokluğunun, birlikte ve saygı içinde birlikte var olmaları için ortak bir çerçevedir”.

İftar yemeğine katılan, Fransa’da ilahiyat fakültelerinde eğitim gören, Türk asıllı Fransız gençlerini selamlayan Başkonsolos Buchwalter: “bu gençlerin bazılarının, geleceğin Fransız Müslüman toplumunun liderleri olarak yerlerini alacaklarına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Başkonsolos, konuşmasını Yunus Emre’nin dizeleriyle sonlandırdı:

“Gelin tanış olalım,
İşin kolayın tutalım
Sevelim sevilelim,
Dünya kimseye kalmaz”

Fransa Başkonsolosu, Bertrand Buchwalter’in konuşma metni:

Sizleri bu kutsal ayda, bu iftar vesilesiyle Fransız Sarayının bahçesinde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyorum.

İslam, Fransa’daki ikinci dindir. Aramızdaki ilişkiler uzun bir geçmişe, yakınlığa ve saygıya dayanmaktadır. Bu akşam sizinle, kilisemizin gölgesinde, Fransız ordusundan ayrılıp Osmanlı ordusuna katılan ve mezarı Galata Mevlevihane’sinde bulunan Bonneval Paşa’nın heykelinin yanında buluşuyoruz.

Fransa laik bir ülkedir. Ancak laiklik zaman zaman yanlış anlaşılmakta, bazen de bir dışlama unsuru olarak istismar edilmektedir. Bu yanlış bir yorumlamadır. Laiklik, dinlere aykırı değildir; aksine, farklı dini anlayışların veya bunların yokluğunun, birlikte ve saygı içinde birlikte var olmaları için ortak bir çerçevedir.

Fransa’da laiklik, Cumhuriyetin üç temel ilkesinin zikredilmesiyle anlaşılabilir: özgürlük, yani istediğimiz dini yaşama veya herhangi bir dine inanmama özgürlüğü; eşitlik – tüm dinler arasında ve tabii ki kardeşlik – yani çeşitlilikle daha da zenginleşen bir birlikteliğin güçlendirilmesi.

Bu akşam aramızda bulunan, Fransa’daki ilahiyat fakültelerinde eğitim görmekte olan Türk kökenli Fransız gençlerimizi özellikle selamlıyorum. Bu gençlerin bazılarının, geleceğin Fransız Müslüman toplumunun liderleri olarak yerlerini alacaklarına inanıyorum.

Konuşmama, Yunus Emre’nin anlamlı dizeleriyle son vermek istiyorum:
Gelin tanış olalım,
İşin kolayın tutalım
Sevelim sevilelim,
Dünya kimseye kalmaz

Jardin du Palais de France
Dîner de rupture du jeûne au Palais de France
Dîner de rupture du jeûne au Palais de France
Table d'honneur
Discours du Consul général
Dîner de rupture du jeûne au Palais de France
Façade du Palais de France

Pour plus de photos

publié le 16/06/2017

haut de la page