Interview de la Consule générale dans le quotidien Vatan (dimanche 14 décembre 2014)

14.12.2014
Fransız diplomattan ördek dostluğu !

Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Muriel Domenach bu hafta Fransız Sarayı’nda vereceği özel davetle Fransızların en sevdiği etlerden olan ördeği aralarında gıda sektöründen profesyonellerin de bulunduğu, Türklere tanıtacak. Başkonsolos, Türkiye’de ördek üretiminin artmasını ve bu alanda Türk-Fransız ortaklıklarının kurulmasını amaçladıklarını söylüyor.

TÜRK FRANSIZ DOSTLUĞU “ÖRDEK GECESİ”YLE PEKİŞECEK !

Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Muriel Domenach yarın akşam Fransız Sarayı’nda vereceği yemekle Fransızlar’ın en sevdiği etlerden olan ördeği aralarında gıda sektöründen profesyonellerin de bulunduğu, Türk dostlarına daha yakından tanıtacak. Domenach, bu alanda Türk-Fransız ortaklıklarının kurulmasını amaçladıklarını da söylüyor.

Muriel Domenach bir yılı aşkın süredir Fransa İstanbul Başkonsolosluğu görevini yürütüyor. Ancak gerçekleştirdiği projelere bakacak olursanız sanki uzun yıllardır burada görev yaptığını düşündürtüyor. Kendisi de öyle diyor zaten “Geleli 1,5 yıla yaklaştı ancak İstanbul’da üç gün neredeyse bir güne sığıyor. Burası çok hızlı büyüyen bir şehir.” Bayan Domenach’ın son projesi de gastronomi üzerine. Hem Fransız hem de Türk toplumunun yemek kültürüne merakını çok iyi bilen Domenach iki ülke dostluğunu bu kez “ördek gecesi” ile pekiştiriyor.

Yarın akşam İstanbul Fransız Sarayı’nda düzenlenecek ördek temalı yemekte Fransızlar’ın geleneksel ördeği Türk damak tadına uygun şekilde mönünün başrolünde. Domenach ördek gecesi fikrinin nasıl çıktığını anlatırken, “İstanbul’a ilk geldiğim günlerde, aileme yemek pişirmeyi seven biri olarak burada çok muazzam ürünlerin olduğunu gördüm. İnanılmaz bir balığınız var. Et, tavuk, kuzu ve az da olsa hindiniz var. Çevremdekiler, hatta gastronomi dünyası da bana gelip Fransız olarak burada yiyecekleri nasıl bulduğumu soruyorlardı. Ben de ‘ördek etini Türkiye’ye nasıl daha iyi tanıtabilirim’ diye düşündüm.

Ördeğin ‘foie gras’ gibi lüks versiyonları olsa da aslında magret ve confit gibi her kesimden insanın yiyebileceği yöntemlerle de hazırlanarak tüketilebilir. Buradan bu fikir çıktı. Gecede servis edilen tüm ördek yemekleri sadece Fransız usulü olmayacak. Türk damak tadına uygun özel yiyecekler de olacak. Mesela pekmez soslu ördek köftesi. Aslında şarap ve tatlı hariç ördeğin her çeşidi olacak bu yemekte” diyor.

ÖRDEKLİ TARİFLER KİTAPTA TOPLANACAK

Gecenin mönüsü Özyeğin Üniversitesi Cordon Bleu Türkiye’den Şef Gilles Company’ye emanet. Basılı mönüye Karacaoğlan’ın “Yeşil ördek” şiiri entegre edilmiş. Misafirlere ayrıca ördekle ilgili Fransız deyimlerinin yer aldığı bir kitapçık da verilecek. Domenach, “Ayrıca davetli misafirlerin gelirken yanlarında alafranga ya da alaturka stildeki kendi ördek tariflerini getirmelerini istiyoruz. Yemek sonrasında şefimizle birlikte bunları da bir kitapçık haline getirip misafirlerimize göndereceğiz” diyerek gecenin sürprizini de açıkladı.
Bayan Domenach’ın favori ördek yemeğiyse ‘magret’. Magret’nin ızgara geleneği nedeniyle Türkler’in damak zevkine uyduğunu düşünüyor. Çünkü magret’de ördeğin her iki tarafı tıpkı ızgara gibi birer kez pişiriliyor. Domenach “Ördeği hem yemeyi hem de pişirmeyi severim. Bazen yemeklerimde ördek yağı kullanıyorum” diyor.

‘TÜRK ÜRETİCİLERLE BİLGİMİZİ PAYLAŞACAĞIZ’

Domenach, ördek gecesiyle amacının hem Fransız ürünlerinin buraya ithalatını artırmak ama bir yandan da ördek üretiminde işbirliği yapmak olduğunu da vurguladı. Ankara’daki tarım elçileri vasıtasıyla Türkiye’de ördek etine talebin arttığını öğrendiklerini belirten Domenach, “İthalatın artmasında görünüşe göre bizim taraftan da zorluklar var. Türkiye gümrüğündeki uzun bekleme süreleri ve çok sayıda beklenmedik testler de gibi dış faktörler var. O yüzden öncelikle Türk üreticilerle bilgimizi paylaşabileceğimiz ‘joint venture’lar yapabiliriz. Organik ördek üretimini artırabiliriz. Kars’ta ördek üretimi olduğunu biliyoruz. Ördek eti arzının gelişiminden Türkiye’nin kazançlı çıkacağını düşünüyorum : hem Türk tüketiciler açısından, hem de restoranların mönülerini zenginleştirmesi açısından.

2015 PROJELERİ

Tarihsel yemekler

Kadir Has Üniversitesi “Food for Diplomacy” adlı bir proje üzerinde çalışıyor. Ülkelerin bir yandan kendi gastronomilerini sunduğu bir ortamda politikayı tartışabilecekleri bir platform. Fransız gastronomisi denince çok geniş bir alan. Ben Fransız gastronomisinin tüm alanlarını içeren bir yemek veremem. Benim fikrim, eşimin bir Osmanlı tarihçisi olmasının da katkısıyla tarihe yönelmek. 1867’de Sultan Abdülaziz Fransa’ya geldiğindeki mönü olabildiğince yeniden canlandırılabilir. Büyük olasılıkla hünkar beğendiyi mönüye dahil edebiliriz” diyor Başkonsolos Domenach.

Ünlü karikatürist Jul İstanbul’a geliyor

16 Aralık’ta ünlü Fransız çizer Jul, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’ne geliyor Saat 19:00’da. “Silex and the city” çizgi film dizisinin yaratıcısı Jul ile bir söyleşi ve animasyon gösterimi olacak. Jul’ün Fransa’da 150 binden fazla satan ve sekiz ayrı dile çevirilen kitabı “Filozoflar Dünyası” ise Mart 2015’te Türkçe çevirisiyle yayınlanacak.

Suriye filmlerine destek

Şubat’ta geçen yıl ilki gerçekleşen Sevgililer Günü organizasyonu Je t’aime/Seni seviyorum partisinin ikincisi yapılacak. Ayrıca if Festivali’yle Cannes ve Marsilya film festivallerinde gösterimleri yapan filmlerin Suriyeli yönetmenlerinin gelmesi için işbirliği yapıyoruz. Söz konusu filmler : Wiam Bedirxan “Eau argentee- Silvered Water’ avec Oussama Mohammad” ile Ali Atassi’nin “Notre terrible pays Our Terrible Country”.

KADINLARA ÖZEL DAVET

Mart’ta Kadınlar Günü nedeniyle, Fransız Sarayı’nda kadınlara özel bir davet verilecek. Fransız ünlü roman yazarı Michee Fitoussive Nathalie Loiseau (Fransa’da diplomatları yetiştiren okulun başında) ile bir konferans düzenlenmesi düşünülüyor.

EKMEK BAYRAMI

Domenach, “Mayıs’ta Fransa’da bizim ‘Ekmek Bayramı’mız var. Bu bayramı paylaşmak niyetindeyiz. Hem Fransa hem de Türkiye pastacılık ve hamur işi geleneği var. Bir sözlük yaptık. Fransızca pastacılık terimlerinin Türkçelerini içeriyor” diyor.

Propos recueillis par Güldeniz Ayral
Photographe : Burak Kara

Interview sur gazetevatan

publié le 15/12/2014

haut de la page